Şehir Kuşçusu 13 Bilinmeyen Güvercinler

Şehir koşusu programına hoş geldiniz bu programda sizlere bilinmeyen güvercinlerden bahsedeceğim.

Güvercin insanoğlunun ilk evcilleştirdiği hayvan derler. Mağaralarda yaşadığımız dönemlerde mağaraları paylaşmışız, bir yandan gübre toplamış ve diğer yandan acil et ihtiyacını karşılamışız. Bu güvercin Kaya güvercini…

Bu türü sonra evcilleştirmiş, kasabalara ve şehirlere taşımış, ama sonra onun tekrar yabanileşmesine de izin vermişiz. Bugün Türkiye’de gördüğünüz şehir güvercini, evcilleşmiş kaya güvercininin yabanileşmiş soyu. Yani bir kısmı bir dönem evcil hayvan döngüsünden geçmiş.

Kaya güvercini yabani olarak Akdeniz ülkelerinde Ortadoğu’da ve Orta Asya ülkelerinde yaşıyor. Ancaş şehir güvercini olarak tüm Kuzey Avrupa şehir ve kasabalarını, hatta Kuzey Amerika, Güney Amerika, Asya, Güney Afrika ve Avustralyanın birçok şehrini fethetmiş durumda. Hatta Amerikayı fethedenlerin bir kısmı tekrar yabanileşmiş, Kolorado ve Kaliforniya’nın kayalık kurak bölgelerine yerleşmiş. Kaya ile şehrin ne alakası var demeyin, bizim şirken beton şehirlerimiz, kayalık kanyonların ideal replikaları. Köprü altları, apartman boşlukları, aparman aralarında yuvamaları için istemedikleri kadar girinti var. Bir de üzerine zemine saçılan çeşitli ekmek simit vs kırıntılarını da düşünürsek, dağ yerine şehirde olmak daha avantajlı sanki.

Güvercinle beraber kumrular da yerleşimlerde sayılarını arttırmış türlerden. Kumru büyük şehirlerden çok daha kırsal alanlarda bulunuyor. Hepinizin tanıdığı kumru gri renkli güvercinden bir tık küçük, boynunda siyah kesik bir halka var. Sesi de yu-suuf-çuk x6.

Afrika’ya giderseniz çeşit çeşit kumruyla karşılaşırsınız.

  • Afrika kumrusu roseogrisea SES
  • gözlüklü kumru decipiens SES
  • kırmızı gözlü kumru semitorquata SES
  • halkalı kap kumrusu capicola SES

Duyuyor musunuz? Yusufçuk sesinin on farklı varyasyonu burada var. Bu türler Afrika’da türlerşe dursunlar, bizimki bizimki ise Hindistan kökenli bir tür decaocto. Kumrunun Eskiden Hindistan’da olduğu ve zamanla tarımın gelişmesi ile Anadolu’ya geldi.

Çok ilginç bir konu ise şehirleşmenin armasıyla Avrupa’Ya geçmesi… 1838 Bulgaristan, Baklanlara 1900 1920, Almanya 1945i İngiltere 1953, Florda 1974, Amerika 1989, bugün Kuzey Amerika’nın her tarafında bizim Kumru’ya rastlayabilirsiniz bizim konunun adı da Türk kumrusu birçok dilde.

Dinsizin hakkından imansız gelirmiş… Biraz kaba bir benzetme olsa da, başka bir tür de kumrunun yerini almaya başladı. O da küçük kumru. Gri yerine kızıl, boyunda halkası olmayan, ama göğsü kabarınca siyah çilleri görülen daha küçük tür.

İddiaya göre Tunus’tan Topkapı Sarayı’na getirilen küçük kumru beton ve taş binaların arasında İstanbul’da hayat bulmuş. bugün tamamen şehirde kumrunun yerini almış durumda. Kumru sadece geniş parkların çevresinde hayat buluyor. Ama bugün kumruyu artıp tamamen perifere atmış durumda.

Küçük kumru sadece Kuzey Afrika türü değil bütün Afrika’da ve Ortadoğu’da da var doğal olarak. Keza adı senegalensis. Türkiye’de aslında Güneydoğu Anadolu’da yaygın yerli tür. Oradakiler de ilk önce Adana ve Gaziantep gibi büyük şehirlere Oradan da aksaray-ankara Göller Bölgesi izmir-samsun gibi değişik bütün büyük illere yayılmış durumda. İstanbul merkezinden yayılanlar ve güneydoğuda onlar çok buluştular bugün Türkiye’nin bütün şehirlerinde var.

Şehirlerde hiç göremeyeceğiniz güvercinler de var. Kumruların arasında üveyik güvercinlerin arasında da Tahtalı güvercin ve Gökçe güvercin. Tahtalı güvercin en irisi, şehir güvercinin 1,5 katı ağırlıkta. Mavimsi renkli, ancak boyunun iki yanında beyaz bir leke var. Gözü ise sapsarı. Tahtalının sesi ise, boynuna bir şey kaçmış boğulan bir kumruyu andırıyor.

Ancak bu Tahtalı Türkiye için orman veda ormana türü bu tarlada veya şehir parklarında Almanya’daki şehir parklarında dolaşan tahta diye tanıyan birisi için ya da Almanya’da tahtalıya bir şehir parkı kuşu olarak tanıyan birisi için bu türün Türkiye’de bir daha ormanı türü olduğunu öğrenmesi çok şaşırtıcı. Tahtalı üstelik göçmen bir tür. Yüzlece kuştan oluşan sürüler oluşturuyor.

Gökçe güvercin ise pastel renkli, bir şehir güvercinine benziyor. Görmesi en zor tür. Bu kadar az olmasının nedeni, kara ağaçkakanın açtığı ağaç kovuklarında yuvalaması ve boyda kovuğu açabilen tek kuşun sadece Karadeniz Ormanlarında bol bulunan kara ağaçkakan olması.

Son olarak çok tanıdık bir kuşa gelelim. Üveyik…

turtur. Belki sen tam bir ağaçlık Maki ve fundalıkları açık arazilerde acil açık arazilerde özellikle Türkiye’de Trakya’da bol sayıda var. En ilginç güvercin, çünkü Afrika’ya göç ediyorlar.

Ancak türü dünya çapında azalma eğiliminde ve hatta bunun için kırmızı listeye bile alınmış. nedense sayılarında müthiş düşüşler belgeler SD Türkiye’de hala avına izin veriliyor yetkililer. Merkez Av Komisyonu tamamen silah üreticilerinin baskısı altında karar almaya devam ediyorlar.

Neden şimdi önlem almak gerektiği konusunda tarihten bir ders anlaarak programı kapatalım. 1914 yılında Utah’ta son gökçen güvericn öhayvanbat bahçesinde hayatını kaybeder. Bu tür 1900 yüzyılda o kadar çok bulunuyormuş ki, yarım milyonluk sürüler oluşturabiliyormuş. Ancak avcılar bu kuşların dere boylarında toplandığı yerlerde çok sayıda avlayınca, yavaş yavaş sayıları azalmış, eski bulunduğu alanlardan çekilmiş, sayıları bir eşiğin altına düşünce de demografik etkenlerle beraber bir anda tepetaklak olmuş. 1914 yılında son türünün son örneği ne ölmesi ile soyu tükenmiş.

Bol güvercinli günler dilerim…