Şehir Kuşçusu 12 – Minik Göçmenler

Şehir kuşçusu programına hoş geldiniz

Bu programda göçmen kuşların en miniklerinden, Afrika göçmeni ötücülerden bahsedeceğim.

O kadar minikler ki, birçoğu cebinizdeki bir TL kadar hafif.

İnsanları en çok büyüleyen şeylerden biri, kuşların göçleridir.

Yoann Blanchon Romanya’da Kasım ayında gelen bir ötücü kuğu grubun kaydetmiş.

Turnalar, kuğular ve kazların binlerce kilometre uçarak Sibiryalardan buralara gelmesi muhteşem bir yolculuktur. Bİrkaç kilo ağırlığında ve kanat açıklığı 2 metreyi bulan bu büyük kuşlar, 8-10 saat durmadan kanat çırpınca Karadeniz’i aşıverirler. Ancak bu iri kuşları hayal etmek daha kolay sanki. Ancak ağırlığı bir bozuk para kadar olan küçük ötücü kuşların Afrika’ya girmesine ne dersiniz?

Tecrübeliler hemen çıkarmıştır, duyduğunuz ses bülbüle ait. Mehmet Ali Demiral, Isparta’da 14 Nisan 2018’de kaydetmiş bunu.

Bülbül Serçe boyunda Ama hiçbir renk ve desen özelliği olmayan, son derece sıkıcı görüştü kahverengi boz renkli küçük bir kuş. Boyu yaklaşık 16 santim, ağrılığı da ortalama 25 gram. Nisan ayında Türkiye’ye geliyor, Eylül’e kadar kalıyor. Genellikle ormanlar, nemli dere boyları ve böğürtlenlerin altında dolaşıyor. Yuvalama yeri hep Akdeniz enlemleri…

Sonra kışı geçirmek için Afrika’ya gidiyor. Gittiği yer Sahra Çölü’nün Güney kıyılarındaki ormanlık ve açık araziler. Ortalama uçuş mesafesi 3500-4000 kilometre ve bu göçü 25 gramlık Birgül gayet rahat bir şekilde halledebilir yor.

Bu da sonbahar duyacağınız sesi. Kısa ve tiz bir “hit”. Antalya’da Tero Linjama kaydetmiş.

Bülbülün bir de çok yakın bir akrabası var, benekli bülbül.

Kaydı dinlediniz mi? Sadece melodik sesler yok, ayrıca vurmalı seslerle melodik sesler birbirine girmiş durumda. Bu sesi 27 Nisan 2007’de kaydeden Stuart Fisher, Kapadokya’da Zemi vadisinde kuşun ara sıra çakıl patikaya da çıkıp kendisini gösterdiğini not etmiş.

Bu iki tür birbirine çok yakın akraba, ama üreme döneminde coğrafi dağılımları bıçak gibi bölünüyor. Benekli bülbül daha kuzeyde, Baltık denizi enlemlerinde yaşıyor. Yani Rusya’da bir bülbül duyarsanız, bu benekli bülbül.

İlkbaharda nisan ayında göç sırasında bülbül duyanların bazıları, benekli bülbülü dinliyor olabilir. Sosyal medyada Şehir parklarından ve yeşil alanlarda kaydedilmiş pek çok bülbül kaydı paylaşılıyor. hangitür ve bülbül hashtag’lerini deneyin. Dikkatli bir uzman, şehirden gelen bu seslerin birçoğunun benekli bülbül olduğunu fark etti.

Daha kuzeyde üreyen benekli bülbül, Afrika’da daha da güneyde kışı geçiriyor. Neredeyse Güney Afrika’ya kadar uzanıyor. Dolayısıyla uçuş mesafesi 3500 kilometre değil 7500 kilometre. Şöyle de diyebiliriz, bülbül bir Airbus 320 ise, Benekli bülbül bir Boing 747! Oysa görünüşlerinde pek bir fark yok.

Bu dinlediniz sesi ise Söğütbülbülü. Kayıt Belçika’dan Bram Vogels kaydetmiş. Çok ince topda bir ispinozu andırıyor, ancak tatlı ve melanolik bir sonu var. Türkiye üremesi için fazla güneyde kalıyor. Buna rağmen ilkbahar göçünde milyonlarcası geçiş yapıyor ve birçoğu ısınma turlarında ötebiliyor da.

Söğütbülübülü aslında bir bülvül değil. Ayrı bir familyadan bir çıvgın türü. Serçenin yarısı ebatlarında, küçük, dalların ve yaprakların arasında dolaşarak yaprak bitleriyle beslenen böcekçil bir ötücü grubu. Kuzey Avrupa’daki sayıca en bol bulunan kuş türü olabilir. Ağırlığı gerçekten bir bozuk para kadar. Darphane verilerine göre bir yeni TL 8,3 gr ağırlığında Söğütbülbülü ise 6,5 ile 15 gram arasında oynuyor.

Bu küçücük hayvanın yazın bulunduğu alan ile kışın bulunduğu alan arası 12000 km’yi bulabiliyor. İnanılmaz bir performans. Bu göçün çok büyük bir kısmı gece karanlığında oluyor. Ağustos sonunda Finlandiya’da halkalanan bir kuş 47 gün sonra Güney Afrika’ya dolaşıyor. Bu ortalama 218 km demek. Yani gün aşırı beslendiğini varsayarsak, günde 400 km uçuyor. Bu 10 saat kesintisiz uçuş demek.

Bu dinlediğiniz ses ise onun iletişim sesi. Alain Malengreau Belçikada kaydetmiş. Ben buradaym, yok bu başka arkadaş. Gel yolu beraber yapalım, ya da beraber beslenelim gibi bir ses.

Şehir Parkları bu küçük ötücüler için gerçekten bir vaha oluyor. İstanbul’da Ömer ve Fatih isimli arkadaşlar, Topkapı Parkı ve Bakırköy Botanik parkında onlarca farklı göçmen ötücüyü tespit ettiler. Parktaki ağaçlar, kuşların göçleri için gereken enerjiyi alacakları besinleri sunuyorlar. Çeşitli sinekler, böğürtlenler ve diğer böcek ve meyveler…

Ah bir de parkta dolaşan sahipsiz kediler olmasa… En son kedinin ağzından nadir Afrika göçmen Bıldırcınkılavuzunu görünce, sahipsiz kedileri parklarda kesinlikle beslememek gerektiğini düşündüm. Bir yandan iyilik yapıyoruz, diğer yandan da diğer canlılara müthiş bir kötülük! Neyse, biz dene kendimize bakalım…

Börekler ve çörekler yiyerek aldığımız kilo fazlalarını yakmak için her gün kilometrelerce yürüyoruz. Oysa bu 10-20 gramlık canlılar, 5-10 kilometreyi her yıl iki kere uçuyor! Biz artık işimizden evimize giderken GPS açmadan yapamazken, onlar kuş beyinleriyle Afrika’dan aynı yuvaya geri dönmeyi başarıyorlar…

Gözünüzü açın, şehir parkında her an bu mucize hayvanlarla karşılaşabilirsiniz… Benekli sinekkapan, küçük sinekkapan, kır kırlangıcı, ak karınlı ebabil, arıkuşu, kızıl sırtlı örümcekkuşu, kara başlı ötleğen… Hepsi kah otobüs durağının yanındaki ağaçta, kah fillerin dolaştığı koruların tepesinde… Programı İstanbul şehil alanlarının minik göçmeni Hindistan yolcusu küçük sinekkapan ile kapatıyorum. Kayıt Franck Hidvegi tarafından Gürcistan Azerbaycan sınırınca çekilmiş.

Esen kalın…