Şehir Kuşçusu 10. Kargalar Notlar

Şehir kuşcusu programına hoş geldiniz. Ben Kerem Ali boyla. bu programda size bir kuş ailesinden bahsedeceğim: kargalar.

Karga insanoğlunun en iyi bildiği kuş guruplarından.

  1. Birincisi büyükler, siyahlar.
  2. İkincisi cesurlar ve ortalıktalar, bulundukları yerde öne çıkıyorlar.
  3. Üçüncüsü bet ve kalın sesleri çok sık duyuluyor.
  4. Ve sonuncusu gerek kırda gerek şehirde faaliyetlerimizi ve çalışmalarımızı yakından takip ediyorlar ve kendilerine yeni besin ve yol yuvalama ve çoğalma fırsatları yaratabilecek kadar zekiler.

Karga deyince tek bir türden bahsetmiyoruz, karşımızda kalabalık bir kuş ailesi var. Ancak çok ilginçtir yakın çevremizde bile en azından üç dört değişik karganın bulunduğunu çoğumuz fark etmiyor.  Karga deyip geçtiğimiz tür İstanbul’da ise çoğunlukla leş kargası,

İzmir veya Bursa’da küçük karga,

Erzurum’da ise Ekin kargası

olabilir.

Leş kargası

Bir karga deyip geçildiği için çoğu insan dikkat etmez, ancak leş kargası simsiyah bir kuş hiç değildir. Başı ve boynu simsiyah kanatları ve kuyruk tüyleri simsiyah ama gövdesi gridir. Neredeyse kuşun bir gömlek giydiğini söyleyebiliriz. Bunu sonra fark edenler, ben yıllarca kargaları sadece kara olur diye biliyordum, der. Tek başına yuva yapar. Genellikle de çiftler halinde bulunur.Sesine gelirsek, en standart bildiğiniz bet gak gak karga sesi, işte leş kargasının sesidir.

kozmopolit yaşam ha en iyi uyum sağlamış Kargı türümüz. Leş kargası betona Müthiş derecede uyum sağlamıştır, her ne kadar yuvarlamak için yaşlı ve büyük bir ağaca ihtiyaç duysa da, geri kalan mekanın tamamen beton olması sıkıntı doğurmaz.

İstanbul’da şöyle bir denklem var. Hayvan sevenler sokaklara bol bol kedi ve köpek maması koyar, bu sayede kargaların nüfusları muazzam seviyelere çıkar, ardından geriye hiçbir kumru serçe ve ispinoz gibi hayvanları baskı altına alırlar. Kumrular tükenir, ancak insana daha fazla sokulan küçük kumru, balkon içleri ve bina girişlerindeki elektrik kutuları üstleri gibi kapalı mekanlarda yuvalayabildiği için sayılarını arttırır. Parklarda da aynı sahne var. Yıldız parkında her gün kilolarca ekmeklerle beslenen köpekler aynı zamanda 100’den gazla leş kargası ve 40’tan fazla küçük karga nüfusunu besler. Bu da parktaki diğer tüm türleri baskılar.

Belgrad ormanında da son 10 yıldır karga sayılarının müthiş sayıda arttığını ve kargaların diğer türlere nefes aldırmadığını görebiliyorum. Sığırcıklar ve serçeler de. Burada tek yapılması gereken, her piknikçinin kendi çöpünü toplamasını, fazla ekmek vs’yi ormana atmamasını sağlamak ve gerekirse ceza kesmek. Her şeye rağmen son derece hayvan olduğum ve izlemekten keyif aldığım bu türün sayılarını bazı önlemler alarak artmamasını sağlamalıyız.

Küçük Karga

Küçük karga Adı üzerinde küçük boylu bir kargadır. Yaklaşık güvercin ebatlarında olduğunu söyleyebiliriz, Hatta uçarken de güvercinle karıştırılabilir. İlk bakışta simsiyah gözükse de aslında gövdesinde ve kanatlarında koyu grinin farklı tonlarını ne olduğu değişik ışıklarda kanatlarındaki siyah tüylerin More çaldığını ve ensesinin açık gri olduğunu da zamanla fark edebilirsiniz. Ve tanırken en büyük farkı kik kuk sesini anımsatan sert ve tatlı ötüşleri.

Küçük kargının diğer kargalardan oldukça farklı bir tür olduğu için yıllarca bilim adamları tarafından fark edilmiş. En büyük farkı doğada kaya ve ağaç kovukları na şekilde ise bacalara ve çatılara yuva yapması. Küçük kargayı hiçbir zaman bir ağaca yuvarlarken görmezsiniz. Diğer özelliği ise hep gruplar ve sürü halinde bulunması, üreme döneminde 20-40 çiftin bir arada yuvalaması üreme dönemi bittikten sonra ise bazen binlere kadar çoğalan sayıda kalabalık sürüler oluşturması.

Nerede leş kargası var nerede küçük karga var ve şehirleri neden paylaşıyorlar, Bunun tam cevabını bilemiyorum. Ma at gübresi veya tarımsal arazilerde hayvan gübrelerinin toprağa yayılması gibi bazı çekici unsurların küçük karga tarafından sevildiğini biliyoruz. Örneğin Bu nedenle İstanbul’da Büyükada’da çok sayıda küçük karga var. Şimdi faytonlar elektrikli araçlarla değiştirildikten sonra Acaba küçük Kargalar aynı yoğunlukta yaşamaya devam edecek mi? Bunu hepimiz göreceğiz.

İstanbul dışında ise Ayvalık ve İzmir’in ana hakimleri Küçük Karga’lar…

Ekin Kargası

Gelelim ya abin olarak görülen 3 karga türüne, Ekin kargası. Son derece farklı bir türdür Ekin kargası Erzurum hakkında bir söz vardır Erzurum’un bir kavağı vardır bir de kargası. İşte burada bahsedilen kuş kavak ağaçlarında koloniler halinde yuvalayan ekin kargasıdır. Kavak gibi uzun ağaçların içine kat kat yuvalardan oluşan apartman daireleri ne anımsatan yapılar oluşturur buna koloni denir.

Yeni bant kaydı

Ekin kargası kapkara bir kuştur. Ekin kargasının diğer özelliği yumuşak Toprak sevmesidir u nedenle ve Trakya’da İç Anadolu ve Doğu Anadolu’da Bozkır tarım arazilerinde Yaşar. Ekin gagasını diğer kargalardan ayıran bir özelliği de gıdasıdır toprağa sokup çıkararak böcek aramak için kullandığı gagası kambur ve kavisli değil düz veya komiktir Ayrıca bütün kargalarda bulunan gagadaki burun deliğini kapatan kıllar Ekin kargasının da bulunmaz zaten bulunsaydı bu kadar çok toprağa girip çıkan Gaga’nın tüyler devamlı olarak kirlenir çamur lanır ve kuşun nefes almasına engel olurdu.

Tüm Kargalar yerli Kuşlar Ekin kargasının başka ilginç bir özelliği göçmen olması. Bazı bölgelerde yıl boyu bulunabilir, Ancak bütün bölgelerde göç aldığını veya göç verdiğini söyleyebiliriz u konudaki en ilginç alan İstanbul’un ta kendisidir. Ekin kargası kesinlikle ve kesinlikle üreme döneminde bulunmaz, Eylül ortasında gelmeye başlar ve Martın ortasına kadar kalır Yani İstanbul’a sadece kışın gelen bir göçmendir.

Son küçük notum da şu olabilir. Atatürk’ün yaşamını okurken, liseye girmeden önce bir dönem dayısının çiftliğinde karga kovduğunu öğrenmiştim. Küçük Mustafa Kemal’in tarlada kovduğu karga muhtemelen ekin kargasıydı.

Saksağan

Kargaların üç ana türünü söyledikten sonra en yaygın 3 karikatürünü söyledikten sonra bir de küçük kardeşten bahsetmemek olmaz. Bu tür sözkonusu olduğunda, aklıma yıllarca anlam veremediğim o deyiş gelir: Dam üstünde saksağan vur beline kazmayı.

Saksağan küçükçe bir karga türüdür. Boyu yaklaşık leş kargası kadar olsa da, bu boyun yarısı uzun bir kuyruktan oluşur. Renkleri çok güzel siyah ve beyazın alacalı bir dağılışı var gövde üzerinde nokta Üstelik saksağanın siyahı yakından bakıldığında yer yer More çalıyor Gerger yeşile çalıyor nokta tüylerin üzerindeki ışığı değişik açılarla kıran yağ taksana yanar dönerli bir renk veriyor.

Saksağan da müthiş adaptif bir tür yani uyum yeteneği son derece gelişmiş. Doğal olarak orman açıklarında bulunan, Kışın kar olan bölgelerde evrimleşmiş bir tür olduğunu düşünüyorum Ancak skiden bulunmadı birçok alana girmeyi başarmış nokta Örneğin İç Anadolu’nun Boz kuru son yıllarda arayolları boyunca yapılan yalancı Akasya ve dış Budak ağaçlandırmaları sayesinde daha önce bulunmadı İç Anadolu’nun en kurak bozkırın abi ile yerleşmiş durumda.

Saksağan bulunduğu yerde kendisini hemen belli eder. Ya uçarken görürsünüz, ya zıplarken dolaşırken farkedersiniz, ya da kendisini görmeseniz bile kendi türüne Has yuvasını fark edersiniz. Hiçbir kuşta bulunmayan bir çatı vardır saksağanın yuvasında. Bu çatı bir kubbe gibi yuvayı Örter ve yavruları güneşten korur kışın bile saksağan yuvalarına Kargo yuvalarından kolaylıkla ayırırsınız. Saksağanın sesi devamlı tekrarlanan bir kaka kaka ve çaçaça sesinden oluşuyor. Hatta bu nedenle İngilizce gevezelik anlamına gelen bir kelime kullanırlar nokta çatır

Kuzgun

Yaygın karga türlerinden bahsettikten sonra 1’de de kargaların kralından bahsetmemek olmaz. Kuzgun kaygıların en karası en büyüğü ve en gü süsüdür insanı ve Medeniyeti yakından takip eder, ama hiçbir zaman insanla içli dışlı olmaz. Boyu bir Şahin kadardır, ağırlıkça bir leş kargasının 2 katı kadardır. Müthiş kalın bir sesi vardır. En çok dağlarda ve ormanlarda ormanlarda ve çoğunlukla da insandan uzak yaşayan kuzgun yeni açılan taş ocaklarında yuvarlamayı fırsat bilerek şehirlere sokulmuş ve şehrin getirdiği besin fırsatlarına değerlendirmeyi öğrenmiştir. Örneğin sivri ve yassıada’da kayalıklarda Yuvalı iyi bağlamaktadır Birgül veya Çeşme’de kalabalık insanlardan uzakta Sarp Deniz yerlerinde bir yuvası bulunmuştur Bozkır alanlarında ise yuval uyacakları yer olmasa da yuvalama dönemi sonrasında gözükebilir.

Alakarga

Kargaya en çok benzeyen bir karga türü var ki, aslında Park ve bahçelerin ve ormanların türü. Hatta sık ormanlarda karda deyince sadece ondan bahsedebiliriz. Alakarga Diğer adıyla alakabak alacakarga kestane kargası meşe kargası.

Yakından saksağanın akrabası veya Alaca renkli Kargalar grubunda. Buradan da anlayacağınız gibi dünya üzerindeki Kargalar iki gruba ayrılıyor. Siyah olan Kargalar, ve Alaca veya renkli olan kargalar. �şte bu alakarga iki grubun temsilcisi.

Alakarga nispeten Kumru boyunda olması gri gövdesi mavili kanatları Kızıl turuncu sırtı ile hiç de kargaya benzemez. Sesi ise sert bir çığlığı andırır. Ama en ilginci sık sık Şahin’in sesini taklit edebilmesi ormanda gerçekten karga gibi davranır, diğer kuşların yavru ve yumurtalarını yer leşleri dedikler ama meşe palamutlarını toprağa gömmesi ile de gerçek bir orman seferdir çoğu zaman kışın soğuk günleri için oluşturduğu bu erzak beynindeki haritada kusursuz saklana madı için onlarca yeni filinin hayata gelmesinin de nedenidir.

Dağ Kargaları

Kargagiller ailesinin en az bilinen üyeleri şehirleri hiç gelmeyen 2 ufaktır. Bunlar Toroslar’da Cula ismi ile anılan dağ kargaları biri kırmızı gagalı

Diğeri sarı gagalı olan iki tür yaşıyor.

Kırmızı gagalının sesi bir küçük kargayı anımasatabilir, ancak sarı gagalının sesi son derece yumuşaktır. KArga ile alakası yoktur.

Genellikle dağlık bölgelerde Toroslar’da Güneydoğu Anadolu’da Doğu Karadeniz dağlarında ve Doğu Anadolu’da bulunuyorlar. Aslında alplerden başlayarak himalayalara kadar bütün daha sinsilerin de sıkça görülürler. Hatta Himalaya Dağlarında en üst de en yüksek uçan kuşlardan kuşların başında gelir.

Son olarak bir şehir efsanesini daha yalanlayım… Kargalar 100 yıl filan yaşamazlar, ortalama 5-10 yıl yaşarlar. Doğada 20 yıl yaşayanları olabiliyor. Esarette ise belki 80 yıl yaşamış bir kuzgun olabilir. Sanırım efsane de buradan türemiş.

Bu programda kargaları ele almış olduk. Umarım siz de çevrenizdeki kargaları daha iyi tanımış olursunuz. Xeno-canto sitesine yükledikleri ses kayıtlarıyla programa destek olan ….. teşekkür ederim. Bol kuşlu günler…