Şehir Kuşçusu 4 – Notlar

Karantinada Balkondan Gözlem

Karantina süresinde kuş gözlemi adına gittiğim alan, balkonumla sınırlıydı. En son programda 28 türe ulaşmıştım, en son 5 tür daha ekleyerek 33 türle kapattım. En son türlerimin arasında muhteşem bir kuş var. Arıkuşu.

Arıkuşu sığırcık boyunda bir tür. Tüylerinde gökkuşağının 7 rengini görebilirsiniz, mavi bir karnı, kırmızı ve sarı bir sırtı, siya çizgisi ve yeşil ve kızıl kanatları var. Bir kırlangıçtan iri, ancak güvercinden de küçük. Afrika göçmeni, nisan-mayıs aylarında geliyorlar ve eylülde dönüyorlar. İstanbul Boğazı, Avrupa’ya giden kuşların sanki toplanma alanıdır.

  • Kara çaylak
  • Arıkuşu (ses çalmaca) – yerlerinden.
  • Yaz atmacası
  • Bülbül (ses çalmaca)
  • Kızıl Şahin
  • Saksağan

Bülbül her yerde var, ancak gündüz saatinde evden duymak çok memnun etti. Dışarı çıkmanın serbest olduğu, sokakların ana baba günü, yolların otobüslerce dolu olduğu bir güne tesadüf etmesi de ayrıca ilginçi.

Leş kargası yuvası

O leş kargası yuvasından önceki programda bahsetmiştim. Ağaçta yuvaladıklarını son anda farkettim.

Leş kargaları ağaca yuva yapıyorlar. Şehire tamamen adapte olsalar da ağaç dışında yuvalamaya henüz başlamadılar. Ne kadar beton olursa olsun, bir ağaç bulmak zorundalar. Mezarlıklardaki serviler ise ideal yuvalama mekanları. Her zaman yeşil, sık yapraklı ve güvenli.

Oysa Manhatten’deki kızıl kuyruklu şahinler çoktan ağaçları terketmişler, klima platformlarında yuvalamaya başlamışlar. Cornell Lab’ın canlı kamerası ile veya twitter’de urban hawks hesabından takip edebilirsiniz.

BU AŞAĞIDAKİ KAYITTA YOĞUN BİR CIRCIR SESİ VE TRAFİK VAR. ŞAHİNİN SESİ 7. SANİYEDEN SONRA.

Biz gene kargalara dönelim.

Kargaların servide yuvaladığını biliyordum, ancak yuvanın balkondan görülen dalların arasındaki o boşlukta olduğunu farkt etmem zaman aldı. Meğer yuvanın çıkışı, doğrudan benim balkon doğrultusunda imiş. Belki de yuvanın bir çıkışı demeliyim, keza yuvanın iki girişi var. Diğeri de yandan. Belki düşman gelirse, kaçış için tutuyorlar.

BU KARGALARIN AGRESİF SESİ.

Karga Gözlemlerim

  • 19 Nisan yuvayı ilk fark ettiğim tarih oldu. o zaman bir iki haftadır kuluçkada olmalıymışlar. Dişi ve erkeğin uzun uzun kuluçkaya yatışlarını izleyerek başladı bu iş.
  • 21 Nisan’da Yumurtaların kırılmak üzere olduğunu düşündüm. Hareket ve heyecan artmıştı.
  • 26 Nisan’da yumurtadan çıktmış olduklarına arar verdim. Yuva çukur ve yumurtaları ve yumurtadan yeni çıkmış küçük yavruları görmem mümkün değil.
  • 28 Nisan’da ilk kez yavruları gördüm.
  • 3 Mayıs’ta yavru sayısının 3 veya 4 olduğuna karar verdim. Zaten literatürde de 3-6 arasındaymış.
  • 13 Mayıs’ta toplam 3 yavru olduğuna karar verdim. Bu arada erişkinlerin yuvayı temiz tutmak için yavruların dışkılarını nasıl yediklerine şahit oldum.
  • 16 Mayıs’ta büyük yavru ortanca kardeşiyle yuva kenarına tünemeye başladı.
İlk karga sesi

17 Mayıs’ta yavrular esrarengiz bir şekilde kayboldu. Ya yavrular aşağıya düştü. Öyle ise çok sorun değil, anne baba beslemeye devam edebilir. Ya başka bir kuş onları öldürdü. Tek kalan yuvanın çıkışındaki bir dala takılmış bir tüy oldu.

Erişkinler birkaç gün daha yuvaya gidip geldikten sonra o yuvayı tamamen terk ettiler, ancak sokağa delmeye devam ettiler. Bende karantina kuş gözlemlerine ara verdim. Kargalar ise birkaç gün sonra tekrar normal hayatlarına geri döndüler.

İLk karga sesi

Şehir Kuşları

Ancak sonra o kadar da üzülmemem gerektiğini anladım. McGilL’de bir araştırma yapmışlar… Şehirde yaşamak kolay değil. Geçenlerde McGill üniversitesinde bir makale çıktı.

GÜVERCİNİN SESİ. ŞEHİR KUŞLARINA ÖRNEK.

Birds living in urban environments are smarter than birds from rural environments. But, why do city birds have the edge over their country friends? They adapted to their urban environments enabling them to exploit new resources more favorably then their rural counterparts.

Jean-Nicolas Audet, a Ph.D student in the Department of Biology and first author of the study published in the journal Behavioral Ecology.

.Jean-Nicolas Audet, Simon Ducatez, Louis Lefebvre. The town bird and the country bird: problem solving and immunocompetence vary with urbanization. Behavioral Ecology, 2016; 27 (2): 637 DOI: 10.1093/beheco/arv201

Yavru bulmalar

Baştankara Yavrusunun Sesi

Cama çarpma konusu bu konuda en çok yapılması gereken,

  • bir karton kurunun içerisine havluyu simit şeklinde yapıp ortasına koymak olabilir.
  • çarpışmanın ilk anlarında akut strest sendromu görülür,
  • bu süreç içerisinde bir şey yedirip içermeye çalışmadan sakinleşmesini beklemeliyiz,
  • kendine geldiğinde uçacaktır.

SES tekrar

Saksağan

Dam üstünde saksağan vur beline kazmayı, diye bir atasözümüz var.

Saksağan çok ilginç bir kuş. İlk gözdüğünüzde şu şekilde sorular gelebilir:

  • Bahçede uzun kuyruklu siyah beyaz bir kuş var, nedir acaba.
  • Çok ilginç bir kuş zıplayarak ilerliyor.
  • Kargaya benziyor ancak daha renkli.
  • Bu ala karga olmasın?
  • Siyah beyaz bir kuş çatıya kondu.
  • Beyaz kanatlı siyah bir kuş uçuyor nedir?

Tüm bunların yanıtı otomatik olarak saksağan. Saksağan kargagillerden, leş kargası gibi gagadan kuyruğa 46 santim, ancak kuyruğu gövdesinin yarısı kadar. çok geveze, dır dır, vır vır’ı çok. Genellikle çiftler halinde dolaşıyor. Bir özelliği de damlı bir yuva yapması. Bu şekilde yuvasını tanımak çok kolay.

Ses

Değişik illerde kargagillerin farklı üyeleri hakim. Örneğin İstanbul’un hakimi leş kargası.

Oysa Ayvalık veya İzmir’de hakim küçük karga.

Ankara’da ise hakim saksağan.

Erzurum’a veya Edirne’ye gittiğinizde hakim ekin kargasıdır.

Saksağanı da tanımış olalım…

Kumru mu küçük kumru mu?

Güvercinler dünya çapında çok uyumlu türlerdir. Dünyanın her şehrinde bir güvercin veya kumru görebilesiniz. Güvercinlerin daha pastel renkli, sempatik ve küçük türlerine kumru deriz. Oysa genetik olarak hepsi güvercin, ya da hepsi kumru.

Küçük kumru İstanbuL’a saraya getirilmiş. Tunus rtaragından olacak. Sonra bu saray kumruları üremişler, çoğalmışlar ve şehre yayılmışlar. Son yangınlarla İstanbuL’un ahşap binaları yokolunca, önce cumhuriyet imarisinin taş binaları, sonra da KAradenizli Müteahit mimarisinin beton binaları oluşmuş, şehir her geçen gün küçük kumrulara kol kanat germiş. Bugün küçük kumru şehrin hakimi…

SES tekrar

GD dışında ülkemizin yerli türü kumru, yani halkalı kmru. Yusufçuk veya gugukçuk denen bir tür. İzmir’de hala onlar hakim. Ankara’da da.

Gugukçuk deyince Guguktan da bahsedelim. Bu çok ilginç hayvan, ilkbaharın habercisi. çoğunlukla ormanlık alanlarda bu sesi duyabilirsiniz. Bakın ne kadar da benziyor.

Bu çok ilginç hayvan, ilkbaharın habercisi. çoğunlukla ormanlık alanlarda bu sesi duyabilirsiniz. Bakın ne kadar da benziyor.

TEKRAR SES

İç Anadolu’daki şehir kasaba ve köylerde ise ayrı birkuş var. Hüt hüt. Dİğer adıyla çavuşkuşu. Bu ötüşte arkada kumruyu da duyabilirsiniz.

Çavuşkuşu veya ibibik şu boyda şu şekilde bir tür. Afrika’dan geliyor. Ancak taşların ve çatılarda üreme kapasitesi çok yüksek. Ben Ankara’da okurken mahalleinin ilkokulunun çatısında ürerdi.

TEKRAR SES

19 Mayıs kuşu! Alasığırcık

İStanbuL’da gözlemnen türlerden biri çok ilgin. Sadece bir hafta görülüyor. Ve o hafta da 19 Mayıs’ı takip eden 7 gün! Bu kuşun adı alasığırcık!

Alasığırcık

Sığırcık

Göçmen Guguk

27 May 2020 – Birding Beijing

ONON is home! As of 1530 local time on 27 May 2020 he is in the vicinity of Khurkh Bird Ringing Station, where he was fitted with his tag in June 2019, after a round trip of c26,000km, including 27 border crossings involving 16 countries.  Remarkable navigation and endurance.  And now he has no time to waste as he needs to set up his territory, defend it from competing males and mate with as many females as possible!  

Border crossings by ONON: Mongolia – China – Myanmar – India – Bhutan – India – Nepal – India – Pakistan – Oman – Saudi Arabia – Yemen – Saudi Arabia – Eritrea – Ethiopia – Kenya – Tanzania – Zambia – Tanzania – Kenya – Somalia – India – Bangladesh – India – Bangladesh – Myanmar – China – Mongolia (27 involving 16 countries)

Guguğun hikayesi

Şehir Kuşçusu 3 – Notlar

Sesi Gelen Ağaçkakan

Korona salgını nedeniyle karantina günlerimiz devam ediyor. Bu nedenle Şişli’deki beton blokların arasındaki balkonumda hiç olmadığı kadar kuş seyrediyorum. Yoğun trafiği taşıyan işlek cadde şimdi çok sakin. Bu sayede ilk kez, mezarlıktaki ağaçkakanın sesi eve kadar geldi. Duyduğum ses, yaklaşın böyle bir şeydi.

Alaca ağaçkakan bir sığırcık boyundadır, güvercinden küçük, serçeden büyük, siyah beyazlı bir kuştur. Diğer akrabaları gibi bir orman kuşu değildir, yeşil olan her yerde görülebilir. İstanbul’da tüm mezarlıklar, parklar, geniş bahçeli alanlarda ve korularda görülür.

Ağaçkakanların taklamasının üç nedeni vardır.

  • Birincisi, beslenmek için ağaç gövdesinin içinde yaşayan böcekleri ararlar, gagalarıyla bu böceklerin açıkları tünelleri keşfeder, sonra da uzun ve yapışkan dilleri bu dehlizlere sokarak böceklere ulaşırlar.
  • ikinci nedeni, yuvalama. Ağaçkakanlar, ağaçların içine, kendilerinin girebilecekleri kadar geniş, karga gibi düşmanların giremeyecekleri kadar dar bir delik açar, iç kısımda ise dört beş yavruyu yetiştirecek kadar geniş bir salon kazarlar.
  • Bir de bu üçüncü neden var. O da burası benim demek. Ötücü kuşların öterek yerine getirdikleri bu işlevi, çoğu ağaçkakan türü taklayarak gerçekleştiriyor. “Burası benim.” veya “benim çok güzel bir evim var, benimle evlenmek ister misin?” veya “Oğlum bak hayatta kalmak için böyle savunacaksın alanını”. demek.

40 günde 17 tür

Şu aralar Şişli’de dar bir sokaktaki balkonum kuş gözleyebileceğim tek mekan oldu. Karantina’nın 40’ıncı gününü bitireli biraz oldu. Burada gördüğüm kuş listesi 28 oldu!

  1. Leş kargası (yerli)
  2. Serçe (Yerli)
  3. Küçük kumru (yerli)
  4. Şehir güvercini (Yerli)
  5. Gümüş martı (yerli)
  6. Ak karınlı ebabil (yerli)
  7. Büyük baştankara (Yerli)
  8. Küçük karga (yakında yerli)
  9. Yeşil papağan (yerli)
  10. Atmaca
  11. Şahin
  12. Küçük orman kartalı
  13. Gökçe delice
  14. Saz delicesi
  15. Leylek
  16. Ak kuyruksallayan
  17. Küçük kartal
  18. Kerkenez
  19. Kara sırtlı martı
  20. Alaca ağaçkakan (yerli)
  21. Kır kırlangıcı
  22. Karabatak (yerli)
  23. Kaşıkçı
  24. Sığırcık (yerli)
  25. Ebabil (yakında? yerli)
  26. İskender papağanı (yerli)
  27. Kum kırlangıcı

Bu türlerin yaklaşık yarısı 14 tür yerli. Diğer 14 tür ise gökyüzünde denk geldiğim göçmen kuşlar. Bunların arasında ilginç türler de var. Mesela kara sırtlı martı.

Bizim gümüş martının yakın akrabası. Ama siz hiç sırtı simsiyah bir gümüş martı gördünüz mü? Bu tür İstanbul’da ne yuvalıyor, ne de kışı geçirmeye geliyor. Göçmen bir martı. Bu tür Finlandiya ve Baltık Denizi’nde yuvalıyor. Kışı ise Afrika’nın Boynuzu denilen Somali ve Kızıldeniz kıyılarında geçiriyor. Özellikle Nisan ayında göç sırasında Boğaz’da diğer martıların arasında uçarken çok şık duruyor. Bu iki alan arasındaki göçü sırasında Şişli selamlarında bunu görmem, beni heyecanlandırdı. Yolun açık olsun…

Mucize kuş ebabil

Şehir kuşları arasında çoğumuzu fark etmediği bir gruptur ebabiller. Ancak bu grubun doğa tarihine, yani biyolojik ve ekolojik özelliklerine bakınca insana “o kadar da olmaz” dedirten özellikler vardır. Mesela ne mi? Uçarken uyuması, desem?

Önce ebabili tanıyalım. Kırlangıca çok benzerler. Çoğu zamanda kırlangıç zannediliyor.

Ebabiller iridirler, kanatları bir bir kılıç gibi uzun ve düzdür. Genellikle yüksekten ve hızlı uçarlar. İstanbul’daki en yaygın tür ak karınlı ebabildir. Peki bunlar neredeler? Her yerde… İstiklal Caddesi, Beşiktaş, Bakırköy Çarşı, Büyükçekmece, Maltepe, Maslak, Kadıköy Rıhtım, hemen hemen her yer…

Gelelim uyuma hikayesine. Ebabiller gerçekten uçmak üzerine master, doktora, yapılacak tüm uzmanlıkları yapmışlar, son noktaya gelmişler. Besinleri olan böcekleri tamamen uçarken yakalıyorlar. Su içmek için bile karaya inmelerine gerek yok, bir göl veya nehirde suya alçalarak gagalarını suya dokundurarak su içiyorlar. Havada çiftleşiyorlar. Ve göçleri sırasında havada uyuyorlar. Bu kadar iyi uçabilmek ve kesintisiz havada kalabilmek için birçok adaptasyon geçirmişler.

  • Gözleri çok iri, ancak kafatasında bir çukurda. Tüm gövde son derece aerodinamik, hiçbir çıkıntı yok.
  • Kanatlar çok uzun, sivri uçlu ve dar.
  • Bacaklar ağırlık yapmamak için küçülmüş, kısacık olmuş, sivri tırnakları ile sadece dikey yüzeylere konabiliyor.
  • Ve en önemlisi uçmasını sağlayan göğüs kasları, neredeyse bizim kalp kasına benzemiş. Yorulmadan çalışıyor. Gece bile….

Şehirdeki ebabillerin günlük bir ritmi var. Sabahleyin yuvaları çevresinde gruplar halinde uçuyorlar ve sıkça bağırıyorlar. Sabat 8 gibi şehirden ayrılıp kıra gidiyorlar. Gün boyunca besleniyorlar. Öğle saati İstanbul’da tek ebabil görülmediği olabiliyor. Akşam saatlerinde tekrar üreme kolonisine (grup halinde yuvalama alanı) geri dönüyorlar. Bu yüzden ebabil görmek için ya sabah saatleri ya da akşam saatleri göklere bakın.

İstanbul’da en çok ak karınlı ebabil var. İstanbul dışında Zonguldak, Samsun, Elazığ ve Kapadokya’da da ak karınlı ebabil var.

Ebabil (yani adi ebabil) ise hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın en yaygın türü. Ankara, İzmir tüm İç Anadolu, Doğu Anadolu’da en yaygın tür. Şehirler, kasabalar ve köylerde yuvalıyor.

Çok farklı bir sesi var. Trilsiz uzun bir sirrrr sesi… ” Galata kulesinde yapılmış Stuart’ın bu kaydında arkada da ak karınlı ebabil duyuluyor.

Bir de boz ebabil var. Genelde bir Akdeniz iklimi türü. Ebabile çok benziyor, bir tık açık renklisi gibi. çoğunlukla sadece sesi ile ayırt edilebiliyor.

Trilsiz Sirr sesi ilk dinleyişte ebabilinki gibi, ancak dalga oluşturuyor. “Çiiğ-nedi, çiğnedi” gibi.

Bu üç tür İstanbul’da nasıl bir arada yaşıyor? Alan paylaşımı yaparak. Baskın tür ak karınlı ebabil, eski binalar, çatılar, izolasyon için bina yüzlerine monte edilen onduleler, bina arası boşlukları, kullanılmayan su boruları. Her türlü mekanı kullanabiliyor. tek şartı, serbest düşüş için yeterince yüksek ve manevra yapabilmek için önünün açık olması.

Ebabil ise daha küçük. Ak karınlının giremediği dar veya alçak mekanları veya manevra yapamadığı dar sokakları kullanıyor. Örneğin, Galatasaray Lisesi’nin taş duvarlar. En sevdiği alanlar, eski taş duvarlar, tarihi yapılar ve camiler. Örneğin, Bozdoğan Kemeri.

Boz ebabil ise 1980’lerde yaygın olan panjurları çok seviyor. Çoğunlukla Marmara Denizi kıyılarını tercih ediyor. Kadıköy’de yoklar, ancak Göztepe’de varlar. Topkapı’da yoklar, ancak Sefaköy’de varlar. Karadeniz kıyısındaki Rumelifeneri, Şile gibi köylerde de var.

Sosyal Medya Önerileri

Yeşil papağan Türkiye kuşları listesinde erini çoktan aldı. Kafesten kaçanlar, gümrükten bırakılanlar ve kamyon kazalarında serbest kalanlar, yerleştiler, onlarca nesil yetiştirdiler, artık doğma büyüme İstanbullu papağanlar var. Yıllardır papağanlarla ilgili çalışan biliminsanı Dr. Esra Per, bir twitter hesabıyla vatandaş bilimi projesi yürütüyor. https://twitter.com/PapaganSay

Uzun zamandır, şehirde çektiğim kuş fotoğraflarını Instagram hesabımda paylaşıyorum. Son olarak balkondan çektiğim küçük bir belgeseli paylaştım. https://www.instagram.com/kerem.ali.boyla/

Kapanış Konseri

Nisan ayıyla beraber bülbüller de İstanbul’a geldiler.

Artık korularda, büyük bahçelerde ve şehirde kalmış diğer yeşil alanlarda bu sesi duyabilirsiniz.

Bir de bülbülün hemen amcaoğlu diyebileceğimiz en yakın akrabası var. Benekli bülbül. Bu kuzey ülkelerinde bülbülün yerini alıyor. O da göç sırasında, bazen kötü havaya yakalandığında şehre iniyor ve olmadık yerlerden görülüyor. Özellikle 1 Mayıs civarını not alın. Bir de ötüşünü dinleyelim. Vurmalı ve üflemeli tonlar değişimli duyuluyor ve sonunda bandodaki bir trampet geçişini andırıyor “Kayseri-Gelibolu-Giresun-van”.

Koronavirüs sırasında evde kalmaya devam edelim. Kuş gözlemini ya balkondan veya yürüyerek gidebileceğimiz yakın parklarda yapalım, sosyal mesafeyi koruyalım.